Erdoğan: Türkiye’yi dünyanın en cömert ülkesi yaptık

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından düzenlenen “5. Uluslararası İyilik Ödülleri” programında, katılımcılara hitap etti.

Özellikle 5. Uluslararası İyilik Ödülleri münasebetiyle dünyanın farklı köşelerinden Türkiye’ye gelen misafirlere “milletin evine hoş geldiniz” diyen Erdoğan, katılımcıları Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, milletin evinde, bu gazi mekanda ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Ödüllerin, ülke, millet ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, İyilik Ödülleri’ne olan teveccühün giderek artmasını da takdirle karşıladığını söyledi.

Artık geleneksel hale gelen ödüllerin, Diyanet Vakfının gayretleriyle yurt içinde ve yurt dışında daha fazla rağbet kazanacağına inandığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bilhassa yaşadığımız çağda neticeyi sadece Hak’tan, Halık’tan, Allah’tan bekleyerek yapılan çalışmalar adeta altın değerindedir. Az önce futboldan emekli olduğunu kabul edelim, Ömer kardeşimizin (Frederic Omar Kanaute) artık hayır istikametinde goller atmayı hedeflemesi güzel, kısa, özet bir değerlendirmeydi. Kendisine tabii bugüne kadar attığı goller ama gollerden sonra da hakikaten kurduğu vakıfla devam ettirdiği sürecin hayırlara vesile olmasını bu noktada da gerçekten Allah’tan niyaz ediyorum. Hemen her şeyin kıymetinin parayla ölçüldüğü her şeye menfaat penceresinden bakıldığı bir dönemde bu ödüller adeta çöldeki vaha gibidir.”

“Bugünün de firavunları ve nemrutları var”

Bugün iyilik ödülleriyle vücut bulan hassasiyetlere gerçekten çok büyük ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Zira marifet iltifata tabidir. Günlük yaşantımızda, siyasette, ticarette, uluslararası ilişkilerde şahit olduğumuz hadiseler insanı insan yapan en önemli hasletin iyilik olduğunu, ihsan olduğunu, yardım olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Dün olduğu gibi bugün de dünyamız iyi insanların, hayır hasenat sahiplerinin yüzü suyu hürmetine ayakta duruyor.

Şunu unutmayalım. Dünün firavunları, nemrutları vardı, bugünün de firavunları ve nemrutları var. Hak batıl mücadelesi dün olduğu gibi bugün de var ve bu mücadele ilanihaye devam edecek. Öyleyse bizim hak batıl mücadelesinde sabit-kadem olmak suretiyle bu mücadeleyi sürdürmemiz lazım. Bilhassa bu ödül töreni vesilesiyle hep birlikte bir kez daha şu gerçeği idrak ediyoruz. Dünyayı hırs, hınç ve haset değil iyilik değiştirecektir. Dünyayı kin ve nefret değil ihsan ayakta tutacaktır. Dünyayı çatışma, kavga değil barış yaşanılır kılacaktır. Dünyayı çıkarına tapanlar değil Allah için sevenler, Allah için verenler, Allah rızası için iyilikte bulunanlar güzelleştirecektir. Dünyayı zalimlerin önünde eğilenler değil mazlumlara sahip çıkan Müslüman yürekler yeşertecektir. Sırtını müstekbirlere dayamış katillerin kalplerde açtığı yaraları, diline, dinine, rengine bakmadan muhtaçları bağrına basanlar tedavi edecektir. Savaşın, yoksulluğun, husumetin yaydığı o kara bulutları inşallah insanlığın ufkundan yine iyi kalpler kaldıracaktır.”

Erdoğan, bunun için Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de, “Allah sana ihsan ettiği gibi sen de insanlara iyilik et” buyurduğunu, Hazreti Muhammed’in ölçü olarak “insanların hayırlısı insanlara faydalı olanıdır” prensibini insanlığa bıraktığını, Yunus Emre’nin “Yaratılanı yaratandan ötürü severim” diyerek, yürünecek asıl yolu gösterdiğini, “Ne verirsen elinle o gider seninle” diyen gönül erlerinin imkan ve vakit varken iyilikte bulunmayı tavsiye ettiğini söyledi.

“Sınıfta kaldılar”

Son 7-8 senede bölgede vuku bulan hadiselerin, milletle beraber yüz milyonlarca Müslüman’ın gözündeki perdeyi de kaldırdığını ifade eden Erdoğan, “Suriye, Irak, Yemen, Libya ve Filistin’de yaşananlar, Müslümanlar için iyiyi kötüden, zalimi mazlumdan, dostu düşmandan ayıran bir furkan oldu. Maskeler düştü, makyajlar aktı, gerçek yüzler ortaya çıktı. Özde demokratlarla sözde demokratlar, gerçek insan hakları savunucularıyla bunların sadece istismarını yapanlar bu süreçte ifşa oldu. Temel sorunumuzun imkansızlıktan ziyade vicdansızlık olduğu bir kez daha açığa çıktı.” diye konuştu.

Bugün dünyada barış ve huzurun önündeki en büyük engelin irade eksikliği, vicdan kıtlığı olduğunun aleniyet kazandığını belirten Erdoğan, “Üzülerek söylüyorum ama bu süreçte bazı Müslüman devletlerle beraber Batılı ülkeler Batılı kurum ve kuruluşlar gerçekten çok kötü bir imtihan verdiler. Sadece demokraside, hukukta ve adalette değil temel insanlık sınavından da sınıfta kaldılar.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ne kimi Müslüman ülkeler ne de Batılılar, Suriye’de varil bombaları, balistik füzeler ve kimyasal silahlarla katledilen bir halkın acısını duymadılar. Açlıktan bir deri bir kemik kalmış Yemenli sabilerin göğe yükselen feryatlarını işitmediler. İsrail askerlerinin kameralar önünde katlettiği Filistinli genç kızların, engellilerin, yaşlıların dramlarına en küçük hassasiyet göstermediler. İşte Netanyahu, Tayyip Erdoğan’ın ülkesinde gazeteciler cezaevlerindeymiş bundan dolayı çok rahatsız olmuş. Netanyahu, sen zalimsin zalim. Şu anda İsrail’de seçim var diye cezaevlerindeki binlerce çocuk, kadın, yaşlı bunları cezaevinde tutan sen değil misin? Onlara zulmeden sen değil misin? Eğer dünyada bir zalim aranacaksa ta kendisi sensin. Mukayesesi kabil olmayan birisisin. Utanmadan, sıkılmadan konuşuyorsun. Şu anda bizim mabetlerimize, Mescid-i Aksamıza postallarla girenler, senin askerin, senin polisin değil mi? Orada, din adamlarımızı dövenler sizin askeriniz, polisiniz değil mi? Bunu neyle izah edeceksin? Bu içerideki bir kaç tane gazeteciye benzemez, bunun hiç izahı da olmaz. Ha bizi tahrik etmeye çalışıyorsan biz tahrik olmayacağız. Çünkü biz bu oyunlarla tahrik olmayacak kadar evrensel bir dinin mensuplarıyız. Bu oyuna gelmeyiz.”

“Sisi’nin davetine nasıl oluyor da icabet ediyorsunuz?”

Mısır’da darbe mahkemelerinin verdiği kararlarla yapılan idamları hatırlatan Erdoğan, “İdam edilen gençlerin acısını yüreklerinde hissetmediler. İşte daha geçenlerde dokuz genci idam ettiler. Şimdi buradan sesleniyorum; ey Batı, Avrupa Birliği, hani Avrupa Birliği ülkelerinde idam yasaktı? Avrupa Birliği ülkelerinde idam yasak olduğu halde siz Sisi’nin davetine nasıl oluyor da icabet ediyorsunuz? O da bir katliamın düzenleyicisi. Samimi olsaydınız, gerçek demokrat olsaydınız böyle bir idam mekanizmasını çalıştıran ülkenin davetine ‘biz icabet etmeyiz’ der oraya icabet etmezdiniz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Beni Sisi ile çok barıştırmak isteyenler var, asla kabul etmiyorum, etmem de. Neden? İşte bunlardan dolayı. Neden? Halkının yüzde 52 oyunu almış olan bir Mursi’yi ve arkadaşlarını cezaevine mahkum eden bir antidemokratla karşı karşıya gelmem, onunla aynı masada oturmam. Bir defa bizim bu gerçekleri görmemiz lazım, eğer bu gerçekleri göremezsek Rabbim ebedi alemde bunun hesabını da bize sorar. Eğer biz idareciysek, eğer bir milleti, bir devleti yönetiyorsak bunun hesabını yarın o ruzi mahşerde vermeye mecbursun.” dedi.

“İstanbul’da vahşice öldürülen bir Müslüman gazetecinin katli karşısında seslerini çıkarttılar mı?” diye soran Erdoğan, şöyle devam etti:

“Çıkartmadılar ve şimdi ses çıkartanlar malum ülke tarafından sürekli olarak dışlanıyor. İstediğin kadar dışla ama biz hak neyse bugüne kadar onu söyledik ve bizden o katliamın belgelerini isteyenlere de biz belgelerini verdik. ‘Gelin’ dedik, dinlettik, Amerika’sı, Japonya’sı, Fransa’sı, İngiliz’i, Suudi Arabistan’ın kendisi, hepsine bunları anlattık. 15 kişi iki uçakla buraya geliyor, İstanbul’a ve İstanbul’a gelen bu 15 kişi başkonsoloslukta bu katliamı yapıyor, nişanlısı kapıda. Veliaht Prens açıklama yapıyor ‘Öbür kapıdan çıktı’ diyor. Dışişleri Bakanı ‘Yerli iş birlikçilerle bu uygulandı’ diyor. Açıklama yapıyorum, diyorum ki yerli işbirlikçi varsa o zaman bunu sen açıklamaya mecbursun ve şunu söylüyorlar ‘Diğer kapıdan çıktı’ ya bu akil baliğ olmamış bir çocuk mu? Dışarıda eşi bekliyor, eşine görünmeden veya eşini almadan gidiyor ve bu adam gazeteci, dünyanın tanınmış gazetecilerinden bir tanesi. Ya bunlar insanoğlunu herhalde enayi yerine koyuyorlar, böyle bir şey olabilir mi? Daha sonra ‘Bunları biz yargılayacağız, gereği neyse bunu yapacağız’ diyorlar. Kimseyi aldatamazsınız, Suudi Yönetimi bir defa bunun katillerinin o 15 kişi içinde olduğunu biliyor ve bu 15 kişi daha sonra 22’ye çıkarıldı, bunların içinde bu katillerin olduğu belli, 2 kere 2, 4 gibi belli ama biz takipçisiyiz, gerekirse uluslararası mahkemede de bu işin yargılanmasını takip edeceğiz.”

“Terör belası kapılarına dayanana kadar bir kez olsun tehdit ve tehlikenin farkına varmadılar.” ifadesini kullanan Erdoğan, şunları söyledi:

“Bakın ne Aylan bebeklerin sahile vuran minik bedenleri, ne Akdeniz’de kaybolup giden hayatlar, ne de terör örgütlerinin dağıttığı yuvalar Batı vicdanının uyanması, harekete geçmesi için ne yazık ki yeterli olmadı. Çok daha vahimi terör gibi bir meselede dahi iyi terörist-kötü terörist ayrımına gitmekten çekinmediler. Suriyeli, Afganlı, Iraklı mültecilerden esirgedikleri şefkat ve merhameti FETÖ’cü alçaklara, YPG’li katillere göstermekten hicap duymadılar. Maalesef zulüm ve şiddetten kaçan sığınmacılar toplama kamplarına mahkum edilirken, adaletten kaçan FETÖ’cü darbeciler baş tacı edildi. 10 binden fazla Suriyeli çocuk, Avrupa’nın sokaklarında kaybolurken, teröristleri korumak için kapılarına nöbetçi polisler dikildi.

Çok açık ve net söylüyorum, şayet bugün binlerce tır silah verilen YPG’li katiller, Suriye’nin kuzeyinde bir terör koridoru oluşturma hevesine kapılıyorsa bunun müsebbibi terör örgütlerine şaşı bakanlardır. 23 bin tır silah, mühimmat, araç, gereç Suriye’nin kuzeyine Irak’tan nakledilmiştir. Bunları kendilerine hep söyledik ama devamlı kaçıyorlar. Şayet bugün dünyanın gözleri önünde gençler, dar ağaçlarına gönderiliyorsa bunun müsebbibi çıkarlarını ilkelerinin önüne koyanlardır. Şayet bugün Filistin’de işgal alabildiğine devam ediyorsa bunun sebebi mesele İsrail olunca hukuku rafa kaldıranlardır. Şayet bugün Arakan’da zulüm sürüyorsa Afrika’da yoksulluk günden güne derinleşiyorsa Libya ve Venezuela gibi petrol zengini ülkeler halen yoksullukla boğuşuyorsa bunun sebebi aç gözlü sömürgecilerdir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Kardeşlerim şunu hiçbir zaman unutmayın, karanlık ne kadar koyu olursa olsun onu yırtan bir şafak bulunur, gecenin siyahını delen bir kandil bulunur, gökyüzünü aydınlatan bir kamer bulunur, yaralı gönüllere şifa olacak bir merhem bulunur, çıkarlarına tapanlara inat Allah için seven mümin yürekler bulunur, zalimlere inat mazluma sahip çıkacak iyilik neferleri bulunur. İşte Türkiye böylesi kasvetli bir dönemde zulüm karanlığını delen bir kandil olmuştur. Dünyada tüm donör ülkelere yardım konusunda bir numara milli gelire oranla ölçüldüğünde Türkiye’dir, bir numara Türkiye’dir. Türkiye, vicdansızlık ve çifte standardın karabasan gibi dünyanın üzerine çöktüğü bir dönemde merhametin, şefkatin, iyiliğin sesi olmuştur.”

“Türkiye’yi dünyanın en cömert ülkesi yaptık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, Türkiye’nin ülkesindeki çatışmalardan kaçan yaklaşık 3,5 milyon Suriyeliye sadece kapısını açmadığına, aynı zamanda onları bağrına bastığına dikkati çekti.

Türkiye’nin bu alanda yaptığı harcamanın 35 milyar doları aştığını bildiren Erdoğan, “Avrupa Birliği verdiği sözü tutmadı. Bize 1 milyar 750 milyon dolar ödeyecekti ama ödemedi. Fakat biz ödeseler de ödemeseler de bu desteklerimizi yapmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, “İmkanları bizden katbekat fazla ülkeler mültecileri toplama kamplarında mahkum ederken biz kardeşlerimizle soframızı paylaştık. Sınırlarımıza gelen hiç kimsenin etnik kimliğini, dinini, kültürünü, meşrep ve mezhebini sorgulamadık. Türkmen kardeşlerimize sahip çıktığımız gibi Kürt kardeşlerimize Arap kardeşlerimize de sahip çıktık. Müslümanlara kapımızı açtığımız gibi Ezidilere, Hristiyanlara da kapımızı ardına kadar açtık. Paylaşmanın bereketine inandık, merhametin gücüne iman ettik. Böylece Türkiye’yi dünyanın en cömert ülkesi yaptık.” diye konuştu.

“Batılı kuruluşlar gibi ‘kalkınma yardımı’ adı altında farklı hesapların içine girmedik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2018’de 8,5 milyar dolarla oran ve miktar bakımından insani yardımlarda zirveye yerleştiğine dikkati çekerek, Suriye ile beraber Kırgızistan’dan Afganistan’a, Somali’den Filistin’e, Sudan’dan Libya, Yemen ve Bosna Hersek’e kadar gönül coğrafyasının tamamına milletin yardım elini uzattıklarını söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Batılı kuruluşlar gibi ‘kalkınma yardımı’ adı altında farklı hesapların içine girmedik. Bize has, Türk milletine has yardım modeliyle kalıcı izler bıraktık. Yardıma koştuğumuz bölgelerde yaşayan insanlara balık tutmasını, hiç kimseye muhtaç olmadan ayakları üzerinde durmasını öğretmeye çalıştık. Afrika gibi zengin kaynaklara sahip yerlerde insani yardım üzerinden yeni bağımlılık ilişkisi kurma gibi bir çabanın içerisine girmedik. Bugün TİKA’mızla, AFAD’ımızla, Kızılay’ımızla, Diyanet Vakfı’mızla, sivil toplum kuruluşlarımızla dünyanın en zor, en sıkıntılı coğrafyalarında insani yardım faaliyetini sürdürüyoruz.

Hamdolsun nereye gitsek, hangi ülkeyi ziyaret etsek bir Türk yardım kuruluşunun orada bıraktığı izle, eserle karşılaşıyoruz. Tıpkı ecdadımızın yaptığı gibi dört kıta, yedi iklimde Türkiye’nin iyilik sancağını göndere çekiyoruz. İçimizdeki kimi gafiller, kimi vicdansızlar anlamasa da biz imkanlarımızı mazlumlarla paylaşmayı sürdüreceğiz. Zalimler karşısında eğilmeyecek, bükülmeyecek, üç günlük menfaat için zulme asla alkış tutmayacağız.”

“Bu ödüller iyilere hürmetimizin, iyiliğe saygımızın en güzel nişanesidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy’un “Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim/Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim/Adam aldırmada geç git diyemem, aldırırım/Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım/Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu.” dizelerini okuyarak, bu dizelerden aldıkları ilhamla “zalimin hasmı, mazlumun hamisi” olmaya devam edeceklerini vurguladı.

Şair ve devlet adamı Yusuf Has Hacip’in Kutadgu Bilig’de “Kötülere haşmet ve siyaset, iyilere ise daima hürmet lazımdır.” tavsiyesinde bulunduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu ödüller iyilere hürmetimizin, iyiliğe saygımızın en güzel nişanesidir. Kuşu ölen bir çocuğa taziye ziyaretinde bulunan bir Peygamber’in ümmeti olarak çabamız, merhametin çorak gönülleri ıslatmasına vesile olmaktır. Şüphesiz aramızdaki iyilik neferlerine asıl ecirlerini Rabbimiz hem bu dünyada hem de ahirette bol bol verecektir. Eş-Şekur, Er-Rahman, Er Rahim ve El-Kerim esmasıyla yüce Mevla, yapılan bu iyilikleri asla karşılıksız bırakmayacaktır. Biz burada sadece ülkemiz ve milletimiz adına vefa, şükran borcumuzu ödemeye çalışıyoruz. Bu vesileyle Müslüman olmanın güzelleştiren bir vasıf olduğunu, şükür ve iftihar edilecek bir nimet olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz.”

Ödüller dolayısıyla birbirinden değerli hayır faaliyetlerinden haberdar olduklarının, göz yaşartıcı hikayelere şahitlik ettiklerinin altını çizen Erdoğan, konuşmasını, “Dünya hayatının onca yükü, karmaşası ve albenisi karşısında bir kez daha hakiki, baki, kalıcı olanın farkına varıyoruz. Bu ödülleri takdim merasiminde ödül alan kardeşlerime şahsım, milletim ve Diyanet Vakfımız ve Diyanet teşkilatımız adına tekrar teşekkür ediyorum. İnsanı insanlığından utandıran onca hadiseye rağmen iyilik hikayelerinizle bizleri gururlandırdığınız, içimizde ümit tohumlarını yeşerttiğiniz için şükranlarımı sunuyorum. Rabbim bizi iyilerin, sadıkların yolundan ayırmasın, ayaklarımızı sırat-ı müstakim üzere tutsun diye dua ediyorum.” sözleriyle sonlandırdı.

Ankara’da akaryakıt yüklü tren raydan çıktı, iki makinist gözaltına alındı

Ankara’nın Sincan ilçesinde akaryakıt taşıyan yük treninin raydan çıkması sonucu demiryolu ulaşıma kapandı.

Alınan bilgiye göre, Ankara-Sincan tren hattının Çağlayan Alt Geçidi mevkisinde akaryakıt yüklü tanker vagonları taşıyan tren, henüz belirlenemeyen bir nedenle raydan çıktı.

Olay sonrası bölgeye itfaiye ve Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekipleri sevk edildi.

Kısa sürede bölgeye ulaşan ekipler, tren ile 4 tanker vagonun raydan çıktığını belirledi.

TCDD ekipleri, olay sonrası hafif yan yatan tren ve vagonların devrilmemesi için önlem aldı.

Kaza nedeniyle demiryolu hattı ulaşıma kapanırken hattın ulaşıma açılması için çalışmaların sürdürüldüğü bildirildi.

Sincan Doğu makasında konvansiyonel demir yolu hattında gece 01.00 sıralarında raydan çıkan 13112 nolu yük treninin iki makinisti gözaltına alındı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, gece 01.00 sıralarında Sincan Atatürk Mahallesi Çağlayan Alt Geçit’e 50 metre kala, konvansiyonel demir yolu hattında, doğu makasında raydan çıkan lokomotif dahil 16 vagonlu yük treninin makinistleri M.K. ve U.E, olayın ardından gözaltına alındı.

Sincan Emniyet Müdürlüğü ekiplerince makinistlerin ifadeleri alındı. 

Öte yandan raydan çıkan 5 tanker vagonun içerisindeki mazotun boşaltılacağı, ardından lokomotif ve 5 vagonun kaldırılması için çalışmaların başlatılacağı belirtildi.

Kaynak: AA

Meteoroloji sağanak yağışlara karşı uyardı

Marmara Bölgesi ile iç kesimlerde sabah ve gece saatlerinde yer yer pus ve sis bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığı doğu kesimlerde 2 ila 4 derece azalacak, batı kesimlerde 2 ila 4 derece artacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacak. Rüzgar, genellikle güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Güneydoğu Anadolu’nun doğusu ile Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına şeklinde (50-70 km/sa) esecek. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde hafif yağmurlu 12

İstanbul: Parçalı bulutlu 12

İzmir: Parçalı ve az bulutlu, zamanla çok bulutlu, gece saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 17

Adana: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı 18

Antalya: Parçalı, zamanla çok bulutlu, gece saatlerinde hafif olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 18

Samsun: Parçalı ve çok bulutlu 10

Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu 11

Erzurum: Çok bulutlu, aralıklı karla karışık yağmur ve yüksekleri yer yer kar yağışlı 2

Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 11 (İHA)

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan duyuruya göre, bugün akşam saatlerine kadar Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır, Batman ve Şırnak çevrelerinde toz taşınımı olacağı tahmin ediliyor.

Toz taşınımı nedeniyle bu illerde görüş mesafesinde azalma, hava kalitesinde düşme ve çamur şeklinde yağış gibi olumsuzluklara karşı vatandaşlarla yetkililerin dikkatli ve tedbirli olmaları gerekiyor. (AA)

Piyasaların gündemi Brexit

İngiliz parlamentosundaki Brexit oylamaları piyasaların odağında yer almaya devam ediyor. Dün akşam yapılan oylamada “anlaşmasız ayrılık” seçeneğinin parlamento tarafından reddedilmesi sonrası bugün Brexit tarihinin ertelenmesi teklifinin oylanması bekleniyor.

İngiltere Başbakanı Theresa May, Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılık konusunda bir anlaşma üzerinde uzlaşıya varılmadığı sürece Brexit’in uzun süreli ertelenmesinin gerekebileceğini söyledi. May, oylama sonrası yaptığı açıklamada, bir çözüm bulma sorumluluğunun, Brexit anlaşması ile anlaşmasız ayrılığı reddeden parlamentoda olduğunu belirterek, “Hukuki anlamda, başka bir şey üzerinde anlaşılmadığı üzere İngiltere, AB’yi anlaşmasız olarak terk edecektir.” dedi. May, ikinci bir referandumun Brexit’i ortadan kaldırabileceğine dikkati çekerek, bu durumun aynı zamanda halk ve parlamento arasındaki kırılgan güven ilişkisine zarar vereceğini kaydetti.

Söz konusu gelişmelerin ardından anlaşmasız ayrılık seçeneğinin masadan kalkmış olabileceğini fiyatlayan piyasalarda, sterlin diğer para birimleri karşısında değer kazandı. Sterlin/dolar paritesi dün yüzde 2,05 artışla 1,3341’e çıkması sonrası şu dakikalarda 1,3250 seviyesinde dengelendi.

ABD’de dün açıklanan Üretici Fiyat Endeksi, beklentilerin altında kalırken, dayanıklı mal siparişleri tahminlerin üzerinde arttı. Boeing hisselerinin 2 günlük sert düşüşün ardından dün gelen tepki alımlarıyla toparlanmasından destek bulan pay piyasaları ise günü yükselişle tamamladı. Dow Jones endeksi yüzde 0,58, S&P 500 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,69 değer kazandı.

Avrupa tarafında, beklentilerin üzerinde artan sanayi üretim verisinin ardından Almanya’da DAX endeksi yüzde 0,42, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,11 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,69 yükseldi.

Bugün Asya piyasalarında, Çin’deki yoğun veri gündemi takip edilirken, pay piyasalarında karışık bir seyir izleniyor. Çin’de sanayi üretimi yüzde 5,3 yükselse de beklentilerin altında kalırken, perakende satışlar tahminler doğrultusunda yüzde 8,2 arttı. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2 yükseldi, Çin’de Şanghay bileşik endeksi ise yüzde 0,9 düşüş kaydetti.

Yurt içinde, dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da, analistlerin direnç olarak nitelendirdiği 102.500 puanı test eden BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,47 artışla 102.197’den tamamladı. Dün 5,4548’den kapanan dolar/TL, bugün bankalararası piyasanın açılışında 5,4650’den işlem görürken, uluslararası piyasada sterlinin değerlenmesine paralel 7,3121’i gören sterlin/TL, şu dakikalarda 7,2380 seviyesinde dengelendi.

Analistler, bugün Brexit gelişmelerinin yanı sıra yurt içinde sanayi üretimi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) beklenti anketi, yurt dışında ise Almanya’da enflasyon başta olmak üzere veri gündeminin takip edileceğini bildirdi.

Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 100.700 seviyesinin destek, 102.500 ve 103.400’ün direnç olarak öne çıktığını belirten analistler, dolar/TL’de 5,4680’in önemli direnç konumuna geldiğini kaydetti.

AA Finans’ın gerçekleştirdiği ankete katılan ekonomistler, arındırılmamış sanayi üretim endeksinin ocakta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,7 azalmasını bekliyor. Ocakta takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin yıllık bazda yüzde 7,6 azalacağı, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin ise aylık bazda yüzde 1,2 yükseleceği tahmin ediliyor. Arındırılmamış sanayi üretim endeksi, 2018’in aralık ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9,8 azalırken, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi yıllık bazda yüzde 9,8, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi de aylık bazda yüzde 1,4 gerilemişti.

Kaynak: AA

Brent petrolün varili 67,81 dolara yükseldi

Dün 66,83 dolardan güne başlayan ve gün içinde 67,75 dolara kadar çıkan Brent petrolün varil fiyatı, bu sabah 67,58 dolardan açıldı. Brent petrolün varili saat 09.55 itibarıyla yüzde 0,34’lük artışla 67,81 dolardan işlem görüyor. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili ise 58,38 dolardan alıcı buldu.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütünün üretimi kısma kararı, Suudi Arabistan’ın ihracatını azaltması ve ABD’nin İran ile Venezuela’ya uyguladığı yaptırımlar petrol fiyatlarının yükselmesinde etkili oluyor. ABD’de ham petrol stoklarının 3,9 milyon varil azalışla 449,07 milyon varile gerilemesi de petrol fiyatlarındaki yükselişi destekliyor.

Öte yandan, dün ABD Enerji Enformasyon İdaresinin (EIA) yayımladığı “Mart 2019 Kısa Dönem Enerji Görünümü Raporu”nda, Brent tipi ham petrolün ortalama varil fiyatı bu yıl için 63 dolar olarak tahmin edildi. EIA’nın şubat ayı raporunda Brent petrolün varil fiyatının 61 dolar olacağı öngörülmüştü.

Küresel piyasalarda bugün OPEC’in şubat ayına ilişkin petrol raporu takip edilecek. 

Brent petrolde, teknik olarak 67,83 ila 67,90 dolar aralığının direnç, 67,69 ila 67,76 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği ifade ediliyor.

Kaynak: AA

İŞKUR, 1,25 milyon kişiye aracılık yaptı

Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdür Vekili Cafer Uzunkaya, kurumun, geçen yıl 1 milyon 247 bin 188 kişinin istihdamına aracılık ettiğini bildirdi.

Uzunkaya, İŞKUR Nevşehir Müdürlüğünce Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinde (NEVÜ) düzenlenen “İŞKUR kampüste” programına katılmak üzere kente geldi.

NEVÜ yerleşkesindeki İŞKUR İrtibat Bürosu’nun açılış kurdelesini, Nevşehir Valisi İlhami Aktaş ve protokol üyeleri ile birlikte kesen Uzunkaya, İŞKUR İl Müdürü Arif Sıddık Barata’dan çalışmalarla ilgili bilgi aldı.

Aynı alanda bulunan NEVÜ Kültür ve Kongre Merkezi’ndeki programa katılan Uzunkaya, burada yaptığı konuşmada, AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından bugüne İŞKUR’un çok daha fayda sağlayıcı bir kurum haline geldiğini belirtti.

İstihdam hedefini her yıl artırarak devam eden kurumun ortaya koyduğu başarının tesadüf olmadığını dile getiren Uzunkaya, iş gücü açısından başarılı ülkelerin yaptığı çalışmaları Türkiye’de hayata geçirmeye devam ettiklerini kaydetti.

Uzunkaya, şöyle konuştu:

“2017’de yani 15 Temmuz ihanetinin hemen ardından Cumhurbaşkanım istihdam seferberliği ilan ediyor ve 1,5 milyon hedefi koyuyor. Bu gerçekten inanılması güç bir hedef ama Türkiye 1,5 milyon istihdamı gerçekleştiriyor. İŞKUR açısından, yani ‘kapatılsın bu kuruma ne gerek var’ denilen kurum, 2002’deki rakamlarından 2017 yılında, 1 milyon 57 bin 249 kişinin istihdamına aracılık eden kurum haline geliyor. 2002 yılında istihdamına aracılık edilen kişi sayısı 24 bin 482 iken geçen yıl tüm paydaşlarımızın iş birliğinde 1 milyon 247 bin 188 kişinin istihdamına aracılık edildi. 2018 yılında hedef artırılarak devam etti, zirvede kalmak elbet çok zor. Bu başarı bir tesadüfün sonucu değil. Biz, dünya istihdam kurullarının, iş gücü açısından başarılı olan tüm devletlerin yaptıklarını biliyor, başarılı uygulamaları ülkemiz açısından hayata geçiriyor ve netice itibarıyla yaptığımız araştırmalarda Türkiye iş gücü piyasasının bizden neler beklediğini de çok iyi biliyoruz.”

Kaynak: AA