‘Facebook, Instagram ve Whatsapp’ta global sorun yaşanıyor’

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, Facebook, Instagram ve Whatsapp servislerinde global seviyede sorunlar yaşandığını ve Türkiye’de de kısmen hissedildiğini bildirerek, “Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi @trcert ekiplerimiz siber olayları ve hizmet sürekliliğini 7/24 takip etmektedir.” ifadesini kullandı.

Sayan, twitter hesabından sosyal iletişim ağlarında yaşanan sorunlara ilişkin paylaşımda bulundu.

Facebook, Instagram ve Whatsapp servislerinde global seviyede sorunlar yaşandığını ve bu durumun kısmen Türkiye’de de hissedildiğini belirten Sayan, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi @trcert ekiplerinin siber olayları ve hizmet sürekliliğini 7/24 takip ettiğini kaydetti.

Kaynak: AA

Eski bakan Beril Dedeoğlu hayatını kaybetti

Geçirdiği beyin kanaması nedeniyle hastanede tedavi gören Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu ile Yükseköğretim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Beril Dedeoğlu, hayatını kaybetti.

28 Şubat’ta Şişli’deki Florence Nightingale Hastanesi’ne kaldırılan ve yoğun bakım ünitesinde tedavisi süren Dedeoğlu, yaşamını yitirdi.

Beril Dedeoğlu, 1961 yılında İstanbul’da doğdu. 1982 yılında Galatasaray Lisesinden mezun olan Dedeoğlu, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünü 1986 yılında bitirdi. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümünde yüksek lisans ve doktorasını tamamlayan Dedeoğlu, 2005 yılından itibaren Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanlığını yürüttü.

Çeşitli gazetelerde dış politika üzerine yazılar yazan Dedeoğlu, geçen yıl ekim ayında Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyeliğine atandı. Aynı zamanda Yükseköğretim Kurulu Üyesi olan Dedeoğlu, 2015 yılında kısa bir süre Avrupa Birliği Bakanı olarak da görev yaptı.

Prof. Dr. Beril Dedeoğlu’nun, Avrupa Birliği, uluslararası politika, uluslararası güvenlik alanında çok sayıda araştırma, makale ve kitapları bulunuyor.

Kaynak: AA

Kalın: AP’nin kararı bizim açımızdan yok hükmündedir

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “AP tarafından oylanan, hiçbir bağlayıcılığı olmayan tek taraflı ve objektiflikten uzak bu karar bizim açımızdan yok hükmündedir.” ifadesinde bulundu.

Kalın, “Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir ivme kazandırma konusundaki ortak gayretlerin arttığı bir süreci baltalama teşebbüsüdür.” değerlendirmesinde bulundu.

Dışişleri Bakanlığı: Herhangi bir değer atfedilmesi mümkün değildir

Dışişleri Bakanlığı tarafından Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye kararına ilişkin yapılan açıklamada, “AP tarafından benimsenen tek taraflı ve objektiflikten uzak tutuma, tarafımızca herhangi bir değer atfedilmesi mümkün değildir.” denildi.

Açıklamanın devamında “(AP’nin kabul ettiği Türkiye raporu) Söz konusu tavsiye kararı bizim için hiçbir anlam ifade etmemektedir. AP’nin Türkiye’ye ilişkin tutumu, Türkiye ve AB arasındaki ilişkileri, etkileşimi ve diyaloğu geliştirmek olmalıdır.” ifadeleri yer aldı.

AP, Türkiye raporunu kabul ettiAP, Türkiye raporunu kabul etti

 

Kaynak: AA

Brexit anlaşması reddedildi

İngiliz parlamentosu, hükümetin Avrupa Birliği (AB) ile vardığı Brexit anlaşmasını revize edilmiş halini de reddetti.

Parlamentonun alt kanadı Avam Kamarası’nda yapılan oylamada Brexit Anlaşması 242’ye karşı 391 oyla kabul edilmedi.

Anlaşma 15 Ocak’taki ilk oylamada da ezici çoğunlukla reddedilmişti.

Başbakan Theresa May, içerdiği Kuzey İrlanda sınırına ilişkin ”tedbir maddesi” nedeniyle tepki çeken anlaşmanın metnini değiştirmeyi başaramamış ancak maddenin kullanım koşullarına ”açıklık getiren” bir ortak belge üzerinde AB ile uzlaşmıştı.

May, belgeyle İngiltere’nin ”tedbir maddesi”ne ”yasal bağlayıcılığı olan” tahditler getirdiğini iddia ediyordu.

Milletvekilleri ikna olmadı

Maddeye karşı çıkanlar, bu yeni belgenin herhangi bir yenilik getirmediğini, sadece anlaşma metninin bir yorumu olduğunu belirtiyordu.

Maddeye yönelik en önemli itiraz, bunun İngiltere’yi AB ile belirsiz bir süre için ve tek taraflı ayrılamayacağı bir gümrük birliği içinde tutacağı yönündeydi.

İngiltere Başsavcısı Geofrey Cox da bugün bu riskin sürdüğünü doğrulamış ancak alınan tavizlerin ”riski azalttığını” söyleyerek Brexit anlaşmasını savunmuştu.

Tedbir maddesi İngiltere’nin parçası Kuzey İrlanda ile AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti arasında Brexit sonrasında fiziki sınır girmesini önlemek için İngiltere ile AB’nin, soruna çözüm getiren yeni bir düzenleme üzerinde anlaşılana kadar gümrük birliği içinde kalmasını öngörüyordu.

Sert Brexit yanlıları bu maddeyle İngiltere’nin AB’nin uydu devletine dönüşeceğini ve Kuzey İrlanda’nın da ülkeden kademeli kopacağını savunuyordu.

İlave oylamalar

Parlamento bugün ”anlaşmasız ayrılık”, perşembe günü de ”Brexit tarihinin ertelenmesi” seçeneklerini oylayacak.

İngiltere’de parlamentoda çoğunluk daha önce yapılan bir oylamada ”anlaşmasız ayrılık” seçeneğinin ortadan kaldırılması yönündeki bir önergeyi desteklemişti ancak önergelerin hükümetleri bağlayıcılığı bulunmadığından, hükümet bu seçeneği masada tutmayı sürdürmüştü.

Başbakan May, parlamentonun ”anlaşmasız ayrılık” seçeneğiyle ilgili bu defa vereceği kararı uygulama sözü verdi.

Hükümet, Brexit tarihi konusunda da ”kısa süreli” bir ertelemeden yana tavır alıyor. Başbakan May, muhtemel bir erteleme için haziran ayı sonunu işaret etmişti.

Parlamento, Brexit anlaşmasının ilk halini ”tarihi” diye nitelendirilen 230 oy farkla reddetmişti.

İngiltere 23 Haziran 2016’da yapılan referandumda yüzde 48’e karşı yüzde 52 ile AB’den ayrılma kararı almıştı.

“AB için anlaşmasız ayrılık ihtimali arttı”

Avrupa Birliği (AB), İngiliz parlamentosunun Brexit anlaşmasını ikinci kez reddetmesinin ardından, “Brexit’te anlaşma sağlanması için AB tarafı gereken herşeyi yaptı. Brexit kördüğümü sadece Londra’da çözülebilir. Bugünkü oylamayla anlaşmasız ayrılık ihtimali ciddi bir şekilde arttı.” uyarısında bulundu.

AB Konseyi Sözcüsü Preben Aaman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İngiliz parlamentosunda gerçekleşen oylama sonucundan üzüntü duyduklarını belirtti.

“Brexit’te anlaşma sağlanması için AB tarafı gereken herşeyi yaptı. Brexit kördüğümü sadece Londra’da çözülebilir” açıklamasında bulunan Aaman, AB’nin mevcut ayrılık anlaşmasını tedbir maddesiyle birlikte desteklediğinin altını çizdi.

Aaman, İngiltere’nin AB’den ayrılacağı 29 Mart’a sadece 17 gün kaldığına dikkati çekerek, “Bugünkü oylamayla anlaşmasız ayrılık ihtimali ciddi bir şekilde arttı. Anlaşmasız ayrılığa ilişkin hazırlığımızı yapmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

İngiltere’nin AB’den ilave süre istemesi durumunda bunun 27 AB üyesi tarafından görüşüleceğine ve oy birliğiyle karar alınabileceğine işaret eden Aaman, AB’nin uzatma için İngiltere’den geçerli bir gerekçe sunmasını beklediğini, AB kurumlarının sorunsuz işleyişinin önemli olduğunu kaydetti.

May: Karar karşısında derin bir üzüntü duyuyorum

İngiltere Başbakanı Theresa May, Brexit anlaşmasının ikinci kez reddedilmesinden derin üzüntü duyduğunu belirterek, Avrupa Birliği’nden (AB) düzenli bir şekilde ayrılmanın en iyi sonuç olduğuna inanmaya devam ettiğini söyledi.

May, oylama sonrası yaptığı açıklamada, AB ile vardığı anlaşmanın mümkün en iyi anlaşma olduğunu savundu. May, “Parlamentonun, bu akşam aldığı karar karşısında derin bir üzüntü duyuyorum. İngiltere’nin AB’den bir anlaşma ile düzenli bir şekilde ayrılmasının en iyi sonuç olacağına inanmaya devam ediyorum.” dedi.

Daha önce planlandığı şekilde yarın(13 Mart) AB’den anlaşmasız bir şekilde ayrılığın, bunun reddedilmesi durumunda ise ertesi gün Brexit’in ertelenmesinin oylanacağına dikkati çeken May, bu oylamalardan çıkacak sonuçlara göre hükümet olarak gerekenleri yapacaklarını söyledi.

Yine de ayrılık için en iyi yolun bir anlaşmayla düzenli şekilde gerçekleşmesi olduğunu vurgulayan May, “Ancak anlaşmasız ayrılık ya da Brexit’in ertelenmesine oy vermek karşı karşıya olduğumuz sorunları çözmüyor.” dedi.

Erteleme kararının çıkması durumunda AB’nin açıklama bekleyeceğini belirten May, “Parlamento bu soruya cevap vermek durumunda kalacak. Ayrılık maddesinin işletilmesini geriye mi almak istiyor ya da bu anlaşmayla olmasa bile anlaşmalı bir şekilde mi ayrılık istiyor? Bunlar istenmeyen tercihlerdi. Ancak bugünkü karar neticesinde yüzleşilmek zorunda kalınacaklar.” diye konuştu.

Kaynak: AA

AP’den vize sisteminin güncellenmesine onay

Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Birliği’nin (AB) vatandaşı olmayan kişilerin kayıtlarının tutulduğu Vize Bilgi Sistemi’nin (VIS) güncellenmesi ve geliştirilmesine yeşil ışık yaktı.

Strazburg’da düzenlenen AP Genel Kurulunda üyeler VIS’in güncellenmesine ilişkin düzenlemeyi 122 “hayır” oyuna karşın 522 “evet” oyuyla onayladı.

AP üyeleri, VIS’in güncellenmesiye AB’nin güvenlik ve göçe ilişkin sınamalara daha iyi cevap verebileceğini kaydederek, bu çerçevede birliğin dış sınırlarının daha iyi korunabileceğini savundu.

AB vatandaşı olmayan ve Schengen bölgesine giriş için vizeye ihtiyaç duyan kişilere ilişkin kayıtların tutulduğu VIS’in, güncelleme sonrasında düzensiz göçle mücadelede daha etkin rol oynaması öngörülüyor.

“Altın vizeler” de kayıt altına alınacak

Yeni VİS, üye ülkelerde verilen “altın vizeler”, uzun dönemli vizeler ve oturma izinlerini de kayıt altına alacak.

Güncellenmiş VİS’te aynı zamanda parmak izi ve yüz tarama zorunluluğu 12 yaştan 6’ya indirilecek, parmak izi uygulaması 70 yaş üstü kişiler için gerekli olmayacak.

VİS’e Avrupa Polis Ofisi (EUROPOL) yetkililerinin daha kolay erişimi sağlanacak, böylelikle ciddi suç ya da terör vakalarında daha hızlı hareket edilecek.

AB’nin 2011’de kurduğu VİS’te halihazırda 60 milyondan fazla vize başvurusu kaydı ve yaklaşık 40 milyon kişinin parmak izi bulunuyor.

Kaynak: AA

Boeing’den ‘737 Max’ açıklaması

Boeing’den Endonezya ve Etiyopya’daki uçak kazalarının ardından Boeing model 737-8 Max ve 737-9 Max uçaklarının, tüm uçuşlarının birçok ülke ve hava yolu şirketi tarafından durdurulması üzerine açıklama yapıldı.

Açıklamada, uçuş emniyetinin, tüm Boeing çalışanları için temel bir değer olduğu vurgulandı.

“Uçaklarımızın, müşterilerimizin, yolcularımızın ve uçuş ekibinin güvenliği daima birinci önceliğimizdir.” ifadesi yer alan açıklamada, 737 MAX’ı, kendilerini bütünüyle işlerine adamış yetenekli çalışanların tasarladığı, ürettiği ve destek sağladığı güvenli bir uçak olduğu aktarıldı.

Açıklamada, Boeing’in, Endonezya’da Lion Air’in 610 sefer sayılı uçağının kaza geçirmesinin ardından, son birkaç aydır, zaten güvenli olan bir uçağı daha da güvenli hale getirmek için bir uçuş kontrol yazılım güncellenmesi geliştirdiği kaydedilerek, şu değerlendirmeler yer aldı:

“Bu geliştirme, Manevra Karakteristikleri Takviye Sistemi (MCAS) uçuş kontrol kaideleri (uçuş kontrol bilgisayarı tarafından yerine getirilen komutlar dizisi, üreticinin uçuş kontrol hareketini, uçuş özelliklerini ve uçak kısıtlamalarını tanımlayan yerleşik bilgisayar komutları) pilot göstergeleri, operasyon manuelleri ve uçuş ekip eğitimi güncellemelerini kapsamaktadır. Geliştirilmiş uçuş kontrol kaidesi, Hücum Açısı (AOA) girdilerini işlemekte, doğru olmayan bir hücum açısı okumasına karşı “stabilizer trim” komutlarını sınırlamakta ve irtifa dümeninin konumunu korumak için stabilizer komutuna sınırlama getirmektedir.”

“Yazılım güncellemesi FAA ile yakın iş birliği içerisinde yapılıyor”

Açıklamada, Boeing’in, yazılım güncellemesinin geliştirilmesi, planlanması ve sertifikasyonu konularında ABD Federal Havacılık Kurulu (FAA) ile yakın iş birliği içinde çalıştığı vurgulandı.

Bu güncellemenin müşterilerden alınan geri bildirimleri de kapsadığı kaydedilen açıklamada, söz konusu geliştirmenin, gelecek haftalarda tüm 737 MAX filosuna uygulanmak üzere yayınlanacağı bildirildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“FAA, Boeing ile birlikte üzerinde çalıştığı yazılımda yapılan bu geliştirmeyi tüm hava yollarının uygulaması için zorunlu hale getireceğini ve bu uygulama için Uçuşa Elverişlilik Direktifi’ni (AD) nisandan önce yayınlayacağını öngörmektedir. Önemle belirtmek isteriz ki, FAA şu anda herhangi bir ilave talimat yayınlamayı gerekli görmemektedir ve AD2018-23.5’te yer alan talimatlar halen uygunluğunu korumaktadır.

737 MAX tipi uçaklarda, uçak kontrol karakteristiklerini geliştirmek ve yüksek yukarı yunuslama eğilimini azaltmak için bir yunuslama artışı takviye kontrol kaidesi (MCAS) bulunmaktadır. Bu kaide, uçak hizmete girmeden önce sertifikasyon sürecinin bir parçası olarak uçuş testlerine tabi tutulmuştur. MCAS, uçağı normal uçuş sırasında kontrol etmemekte; normal olmayan operasyon koşullarında uçağın hareketini geliştirmektedir.”

“Pilot, her zaman uçuş kontrol kaidesine müdahale edebilir”

Açıklamada, Boeing’in yayınladığı 737 MAX Uçuş Ekibi Operasyonları Manueli’nde (FCOM), çok düşük bir ihtimal dahi olsa, bir hücum açısı (AOA) sensöründen doğru olmayan bir veri alınması halinde, bu durumu güvenli bir şekilde yönetebilmek için halihazırda var olan sürecin ana hatlarıyla tanımlandığı aktarıldı.

Pilotun, “elektrik trim” ya da “manuel trim” kullanarak her zaman uçuş kontrol kaidesine müdahale edebildiğinin aktarıldığı açıklamada, şu değerlendirmeler yer aldı:

“Buna ek olarak, uçuş kontrol kaidesi, 6 Kasım 2018’de yayınlanan Operasyon Manueli Bülteninde (OMB) belirtildiği gibi, mevcut ‘runaway stabilizer’ prosedürünün kullanımıyla da kontrol edilebilir. Bir kez daha, Etiyopya Havayolları 302 sayılı sefer yolcularının yakınlarına en içten taziyelerimizi sunarız. Boeing’den teknik bir ekip, Etiyopya Kaza Soruşturma Bürosu ve ABD Ulusal Ulaştırma Güvenliği Kurulu yönetimi altında teknik destek sağlamak amacıyla kaza bölgesinde bulunmaktadır. Halen soruşturmanın erken bir aşamasındayız ve bizler de kazanın nedenini bir an önce anlamak istiyoruz.”

“Uçuş emniyeti önceliğimizdir”

Uçuş emniyetinin Boeing’in bir numaralı önceliği olduğu vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“737 MAX’ın güvenilirliğine inancımız tamdır. Müşterilerimizin ve sivil havacılık otoritelerinin kendi pazarları için en uygun olduğuna inandıkları kararları almalarını anlıyoruz. Onlarla, filolarını güvenle işletmeleri için ihtiyaç duydukları tüm bilgileri sağlamak üzere yakın temasımızı sürdürüyoruz. ABD Federal Havacılık Kurumu halihazırda yeni bir önlem istememektedir ve var olan bilgiler ışığında operatörlere yeni bir kılavuz göndermemizi gerektirecek bir durum bulunmamaktadır.”

Kaynak: AA

Türk hava sahası ‘Boeing MAX’lara kapatıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca, uçuş emniyetini teminen Türk hava sahasının Boeing 737-8 MAX ve Boeing 737-9 MAX tipi hava araçlarına kapatıldığı bildirildi. 

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından uçuş emniyetini teminen Boeing 737-8 MAX ve Boeing 737-9 MAX tipi uçakların Türk hava sahasındaki uçuşları durdurulmuştur ancak söz konusu hava araçlarının ülkemiz içinde, ülkemize veya ülkemizden yapılacak olan yolcusuz intikal uçuşları hariç tutulmuştur.” ifadelerine yer verildi. 

Kaynak: AA

Havacılık dünyasında Boeing depremi

Endonezya ve Etiyopya’daki uçak kazalarının ardından Boeing model 737-8 Max ve 737-9 Max uçaklarının, tüm uçuşlarının birçok ülke ve hava yolu şirketi tarafından durdurulması, uçuş güvenliği ve bu uçakların “ne kadar güvenli” olduğu sorusunu gündeme getirdi.

Boeing’den derlenen bilgilere göre, Boeing’in Max modeli, havacılık dünyasında başarıyla anılan ve 1960’dan beri uçan iki motorlu 737 serisinin teknoloji ile beraber yeniden tasarımı şeklinde değerlendiriliyor.

Max modeli, önceki 737’lere göre daha az yakıt harcıyor ve daha fazla menzile sahip. Boeing 737 Max; Max 7, Max 8, Max 9 ve Max 10 olmak üzere 4 farklı modelden oluşuyor.

Boyutlarına göre farklılık gösteren bu modeller, 138 ila 204 yolcu kapasiteli. Uçaklar kısa ve orta menzilli uçuşlar için tasarlanırken, uçağın menzili 3 bin 300 kilometre ile 3 bin 850 kilometre arasında değişiyor.

Boeing, uçuş emniyetini artırmak ve pilot hatalarını azaltmak için 737 Max serisinde yeni bir uygulamaya giderek Manevra Karakteristiklerinin Artırılması Sistemi’ni (Maneuvering Characteristics Augmentation System-MCAS) tasarladı.

Bu sistem, daha eski Boeing 737 modellerinde bulunan “speed trim” emniyet sistemine ek olarak sunuldu. Max serisinde kullanılan motorlar, daha büyük olduğu için normale göre daha yukarıda ve kanadın daha önünde duracak şekilde tasarlandı. Bu da uçak düşük hızla uçarken burnun yukarı kalkarak süratsiz kalmasına, yani “stall” olmasına yol açıyor.

Sorunu aşmak için Boeing, mevcut güvenlik sistemine ek bir yazılım ekledi. Sistem, uçağın uçuş açısının tehlikeli bir artış göstermesi halinde 737 Max’ın burnunu aşağıya basıyor. Pilotlar gerektiğinde bu sistemi devre dışı bırakıp uçağı manuel bir şekilde de kontrol edebiliyor.

Sensörler tarafından iletilen hatalı verilerin, uçağın kontrol edilebilirliğini tehlikeye soktuğu ve uçağın burnunun aşağıya fazla basılmasından dolayı aşırı irtifa kaybına neden olduğu belirtiliyor. Bunun da otomatik durumda (pilot tarafından müdahale edilmediği takdirde) uçağın aniden yere çakılmasına yol açabildiği iddia ediliyor.

Endonezya’da Lion Hava Yolları’na ait “JT 610” sefer sayılı 737-8 Max tipi uçak, 29 Ekim 2018’de Cakarta’dan Sumatra Adası’ndaki Pangkal Pinang şehrine gitmek üzere havalandıktan kısa bir süre sonra denize çakılmıştı. 189 kişinin yaşamını yitirdiği kaza Boeing 737-8 Max tipi uçakların ilk kazası olarak tarihe geçmişti.

Etiyopya Havayolları’na ait ardından Boeing 737-8 Max tipi yolcu uçağı, 10 Mart ‘ta Addis Ababa’dan Kenya’nın başkenti Nairobi’ye gitmek için kalkıştan kısa süre sonra düşmüş, kazada uçaktaki 157 kişinin tamamı hayatını kaybetmişti. Etiyopya Ulaştırma Bakanlığı, uçak kazasında en az 35 ülke vatandaşının hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

29 Ekim’deki Lion Air kazası üzerine soruşturmayı yürüten Endonezyalı yetkililerle iş birliği yapan Boeing, 10 Mart’taki Etiyopya Havayolları kazası sonrası ise “çok üzgün olduklarını” belirterek, araştırmaya teknik destek vermesi için Etiyopya’ya bir ekip göndereceğini açıklamıştı.

Lion Air kazası sonrası Boeing, söz konusu uçakların sensörlerinden gelen hatalı verilerden dolayı burnun otomatik olarak yere dönebileceği konusunda hava yolları şirketlerinin pilotlarını uyarmıştı.

Şirket, pilotların yeni bir özellik olan bu otomatik sistemi geçici olarak devre dışı bırakması halinde sorunun giderilebileceğini açıklarken, bazı hava yolu şirketlerinin pilotlarının “bu sistemden haberdar olmadıklarını veya kendilerine iyi bir şekilde izah edilmediğini” söylemesi dikkati çekmişti.

Her iki kaza da, Boeing’in piyasaya sürmesinin üzerinden henüz 2 yıl dahi geçmeyen Max modelleriyle ilgili kaygıları artırdı. Boeing, söz konusu uçakların ilk teslimatını Mayıs 2017’de Malezyalı Malendo Air’e yapmıştı.

Dünyanın en büyük iki yolcu üreticisi olan Boeing ve Airbus, tüm yeni modellerini çeşitli testlerden geçirdikten ve hava yolları şirketlerine teslim ettikten sonra uçakların kullanım aşamasında bazı sorunlarla karşı karşıya kalıyordu. Ancak 737-8 Max uçakların 6 ayda ikinci kazaya karışması ve toplamda 346 kişinin yaşamını yitirmesi, kamuoyunda bu uçakların güvenliği konusundaki soru işaretlerini artırdı.

Uzmanlar, her iki kazanın sebebine yönelik herhangi bir sonuç çıkarmak için çok erken olduğunu belirterek, devam eden soruşturmaların beklenmesi gerektiğini ifade ediyor.

737-8 Max ve 737-9 Max uçaklarının, tüm uçuşlarının birçok ülke ve hava yolu şirketi tarafından durdurulması, New York borsasında işlem gören Boeing hisselerinde düşüşe neden oldu.

Boeing hisseleri, dün yüzde 6,15 gerileyerek 375,41 dolara indi. Martın ilk işlem gününde 446,39 dolara yükselerek bu yılın en yüksek rakamına ulaşan şirketin hisse değeri de son 12 günde yaklaşık yüzde 16 değer kaybetti.

Kazadan önceki haftanın son işlem günü olan 8 Mart’ta şirketin hisseleri 422,54 dolardan kapanırken, şirketin piyasa değeri de 247 milyar 40 milyon dolar olarak hesaplanmıştı. Dün itibarıyla şirketin hisseleri 8 Mart Cuma gününe göre yaklaşık yüzde 12 düşerken, piyasa değeri de yaklaşık 22 milyar dolar silindi.

Çin’in, söz konusu uçakların kullanımını “güvenlik risklerine sıfır tolerans yönetim prensibi doğrultusunda” ilk durduran ülke olması dikkati çekti.

Boeing’in hesaplamasına göre, Çin, hava yolu yolcu talebini karşılamak için 2037’ye kadar toplamda 7 bin 690 uçağa ihtiyaç duyacak ve ilk defa 1 trilyon dolarlık uçak piyasasına ulaşacak. Ülkedeki hava yolu şirketlerine ait 96 adet Boeing 737-8 Max uçak bulunuyor.

Birçok hava yolu şirketinin bu uçakların operasyonlarını durdurmasının, yeni siparişler konusundaki belirsizlikleri artırdığı belirtiliyor.

Boeing, 737 Max model uçaklarını, yakıt tasarruflu ve popüler olan 737 modellerinin teknolojik açıdan gelişmiş bir üst modeli olarak satıyordu.

Boeing 737 Max, hava yolu şirketlerinin yeni bir uçak tipinde eğitim maliyetlerini azalttığı için de büyük ilgi görüyor. Boeing 737 Max’ın, hava yolları şirketlerine tanesinin 121 milyon dolara mal olduğu hesaplanıyor.

Boeing’in internet sitesine göre, 737 Max şirket tarihinde en çok satan uçak oldu. Dünyanın dört bir yanında 100’den fazla hava yolu şirketi bugüne kadar 4 bin 700 adet 737 Max siparişi verirken, Boeing, 350’den fazla uçağın teslimatını gerçekleştirdi.

Söz konusu uçaklar halihazırda Norwegian Air, Air China, SpiceJet, Southwest Airlines, Icelandair, Flydubai, Air Italy, TUI, LOT Polish Airlines, AeroMexico, Oman Air, SmartWings, Aerolineas Argentinas, Lion Air, Corendon Airlines, China Southern, Ethiopean Airlines, Air Canada, Garuda Indonesia, United Airlines, American Airlines, Xiamen Airlines, WestJet, SCAT Airlines, Chian Eastern, Shanghai Airlines, Shenzhen Airlines, Jet Airways, Okay Airways, GOL, SilkAir, S7 Siberia Airlines, Copa Airlines, Lucky Air, Sunwing Airlines, Hainan Airlines, Mauritania Airlines International, Shandong Airlines, Fiji Air, Enter Air, Cayman Airways, Comair ve Türk Hava Yolları (THY) tarafından kullanılmaktaydı.

THY’nin 75 adet 737 Max siparişi bulunuyor. THY’nin filosunda hala 11 adet 737-8 Max, bir adet 737-9 Max yer alıyor. THY ile Alman Lufthansa’nın ortak kuruluşu olan SunExpress’in de 25 adet Boeing Max siparişi bulunuyor.

Boeing 737-8 Max uçakların 6 ayda ikinci kazaya karışması ve toplamda 346 kişinin yaşamını yitirmesi üzerine bu modelin kullanımını durduran ülkeler ve hava yolu şirketlerinin sayısı hızla artıyor. Şimdiye kadar yaklaşık 50 ülke, Boeing 737 Max tipi uçaklara uçuş yasağı getirdi. 35’den fazla hava yolu şirketi de söz konusu uçakların uçuşunu askıya aldığını duyurdu.

Etiyopya’daki kaza sonrası Boeing 737 Max tipi uçakların kullanımını durduran ilk ülke olan Çin’e Türkiye ve AB ülkeleri de katıldı.

AB’ye bağlı ve 32 ülkenin üye olduğu Avrupa Sivil Havacılık Emniyet Ajansı (EASA), Etiyopya’daki uçak kazasından sonra “Uçuşa Elverişlilik Direktifi” yayımlayarak, Boeing Model 737-8 Max ve 737-9 Max uçakların, tüm uçuşlarının Avrupa’da dünden itibaren askıya alındığını duyurdu.

Bu arada, 737-9 Max serisi uçakların, herhangi bir kazaya karışmamasına karşın yolcu emniyeti için uçuşlarının yasaklanması dikkati çekiyor.

EASA’nın açıklamasından önce İngiltere, Almanya, İtalya, Avusturya, Fransa, Belçika, Malezya, Singapur, Endonezya, Brazilya, Hindistan, Meksika, Güney Kore, Etiyopya, Güney Afrika, Vietnam, Cayman Adaları, Kazakistan, Arjantin, Etiyopya’daki uçak kazasından sonra Boeing 737-8 Max durdurma kararı almıştı.

THY de filosunda bulunan 12 Boeing 737 Max tipi yolcu uçağının operasyonlarını, bugün itibarıyla ikinci bir karara kadar durdurduğunu açıkladı.

Şu ana kadar 35’den fazla hava yolu şirketi, söz konusu uçakların uçuşunu askıya aldığını duyurdu.

Amerikan Federal Havacılık İdaresi ise (FAA) şu an için Boeing model 737-8 Max’ların uçuşlarının durdurulmasını gerektirecek bir durum olmadığını belirterek, söz konusu modelin “stall” yazılımını ve uçuş kumanda sistemini geliştirmesi için nisan sonuna kadar süre verdi.

ABD ve Kanada’nın halen bu uçakların uçmasına izin veren ülkeler olması dikkati çekiyor.

Kaynak: AA

Dışişleri Bakanlığından ABD’ye tepki

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, ABD’nin Priştine Büyükelçiliği’nin, Kosova’daki FETÖ bağlantılı 6 kişinin Türkiye’ye sınır dışı edilmesine ilişkin yaptığı açıklama hakkındaki soruya yazılı yanıt verdi.

FETÖ terör örgütünün yurt dışındaki uzantılarıyla mücadelede, birçok ülkeyle iş birliği içinde somut sonuçlar alındığını belirten Aksoy, “Bu örgütün sadece Türkiye’ye karşı değil, faaliyet gösterdikleri ülkelerin güvenliği bakımından da ciddi risk oluşturduğu gerçeği giderek daha iyi anlaşılmaktadır.” ifadesini kullandı.

Aksoy, bu kapsamda İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) yanı sıra son olarak Pakistan’ın da FETÖ’yü terör örgütü ilan ettiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Dünyanın farklı bölgelerinde 20’nin üzerinde ülkede FETÖ okulları kapatılmış, kontrol altına alınmış veya Türkiye Maarif Vakfına devredilmiştir. Balkanlar bölgesindeki bazı ülkelerin de aralarında bulunduğu çok sayıda devlet, ülkelerindeki FETÖ unsurlarını topraklarından sınır dışı etmiştir. FETÖ unsurlarına karşı yürütülen cezai soruşturmalar da bulunmaktadır.”

Bu işlemlerin tamamının ilgili ülkelerin ulusal mevzuatları çerçevesinde gerçekleştirilen ve uluslararası hukukun da cevaz verdiği adımlar olduğuna işaret eden Aksoy, “Terörizmle mücadelenin temel şartlarından biri, hukuk ilkeleri temelinde samimi bir uluslararası iş birliğidir.” ifadesini kullandı.

Sözcü Aksoy, FETÖ’ye karşı önlem alan ülkelerin bu sağlam yaklaşımlarını sürdürmelerini önemsediklerini belirterek, “Özellikle değer verdiğimiz Balkanlarda ülkemize yönelik yaşamsal bir tehdit olan FETÖ’ye karşı önlem alan ülkelerin bu sağlam yaklaşımlarını sürdürmelerini önemsiyoruz. Diğer ortak ve müttefiklerimizi de FETÖ’ye karşı alınan önlemleri engellemeye çalışmak yerine, aynı basiretli yaklaşımı göstermeye davet ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’nin Priştine Büyükelçiliği tarafından 11 Mart’ta yapılan yazılı açıklamada, Kosova’daki FETÖ bağlantılı 6 kişinin Türkiye’ye iade edilme süreci eleştirilerek, Kosovalı siyasetçilere, istihbarat kurumlarına yönelik baskılara son verilmesi çağrısı yapılmıştı.

Kaynak: AA

May’dan ‘anlaşmasız ayrılığa’ hayır oyu

İngiltere Başbakanı Theresa May, Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılığın (Brexit) anlaşmalı olmasını istediğini belirterek, anlaşmasız ayrılık taslağına “hayır” oyu vereceğini söyledi.

May, Avam Kamarasındaki “Başbakan’a Sorular” oturumunda, Brexit’e ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

AB’den bir anlaşma ile ayrılmak istediğini belirten May, ellerinde iyi bir anlaşma bulunduğunu savundu.

Bugün görüşülecek AB’den anlaşmasız ayrılık taslağına “hayır” oyu vereceğini kaydeden May, hükümetin düzenli bir ayrılık için çalıştığını ancak anlaşmasız ayrılığa da fon ayırdığını vurguladı.

May, AB’nin anlaşmasız ayrılık durumunda bir geçiş dönemi olmayacağını net şekilde ifade ettiğine de dikkati çekti.

Parlamentoda bugün, anlaşmasız ayrılık taslağının da reddedilmesi durumunda yarın Brexit’in ertelenmesi oylanacak.

Kaynak: AA